Tuesday, 31 March 2020, 23:05:49 — Baku (UTC+4)
Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi

Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu Meclis Başkanı Sayın Ural Muhamedcanov'un Konuşması

Sayın Başkan, değerli Mevkidaşlarım, bayanlar ve baylar!

Tarihi ve kökenleri, dili ve dini ortak olan Türkçe Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesinin I.Genel kurul toplantısını Baküde gerçekleştiren Azerbaycan Cumhuriyeti yönetimine, Ulusal Meclisi’ne ve onun Başkanı Sayın Oktay Əsədov’a Kazakistan parlamentosu ve kendi adıma içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Konuşmama Azerbaycan halkının ünlü şairi Nizaməddinin "Kalpten gelen söz kalbe ulaşır" sözleri ile başlamak istiyorum. Nitekim arzuları kalpleri bir olan yakın insanların sürekli birbirini anlayacakları, destekleyecekleri şüphesizdir. Bugünkü toplantımız da demek istiyorum ki, bak o kalplerden çıkan kelimelerin kalplere ulaşmasının bir örneğidir.

Mevkidaşlarımı çoktan beri beklediğimiz Türkçe Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesinin 1. Genel kurul toplantısının açılışı vesilesiyle kutluyorum.

Ülkelerimiz bağımsızlık kazandıktan sonra hem birbirimiz, hem de Türk Devletleri Başkanları Zirvesi, TÜRKSOY, Asyada İşbirliği ve Güvenlik Konseyi, İslam Konferansı Örgütü, BM, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde yeniden canlanan ilişkilerimiz hâlihazırda yeni seviyeye ulaşmktadır.

Yakında Nahçıvanda gerçekleştirilecek Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları IX Zirve Toplantısının Türk Dünyasının işbirliğini yeni bir seviyeye yükselteceğine inancım tamdır.

Tarihin sayfalarına bakarsak manevi birliğimizin halklarımızın birkaç asırlık ilişkilerinin sağlıklı temeller üzerinde oluştuğunu görürüz. Ortak Türk kültürünün en önemli başarıları olarak kabul edilen eski Türk yazıtlarıyla, dünya kültürüne büyük katkılarda dahi müttefiklerimizin eserleri, savaş meydanlarında büyük zaferlere imza atmış lider ve kahramanlarımızın askeri dehaları tarihi köklerimizin açık kanıtıdır.

Tarihi geleneklerimizin temelini koruyacak çağdaş süreçleri geliştirmek için örgütlenme önemlidir. Bişkek, Almatı ve Ankarada Azerbaycanın dahi bestecisi Ü.Hacıbəyov’un "Köroğlu" operasının Türk Dili Konuşan devletlerde ortak sahneye konulması manevi işbirliğimizin sembolüdür.Türk Dili Konuşan ülkelerden gelen 300e yakın sanatçının katıldığı bu proje kültürel işbirliğimizin gelecek perspektiflerini göstermektedir.

Kazakistanda devlet Başkanımızın girişimiyle gerçekleştirilen Kültürel miras programı çerçevesinde halkımızın zengin tarihi, Sözlü Edebiyatını ve diğer manevi zenginliklerimizi tebliğ eden birçok çalışmalar yapılmaktadır.

Dünya tarihinde Türk kültürlerinin başarılarının önemli bir yere sahip olduğu herkesçe bilinmektedir. Geniş Avrasya topraklarında 4 milyon metrekare km. araziye ve 200 milyona yakın nüfusa sahip Türk dünyasının modern dünya arenasında da stratejik jeopolitik ağırlığa sahip olması bir olgudur. Bu topraklardaki zengin doğal kaynakları uzmanlar 500 trilyon ABD doları değerinde belirtiyorlar. Türk devletlerinin Avrupa ile Asya arasında transit geçiş rolü de ortadadır. Tüm bunlar ülkelerimiz arasında ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinden, karşılıklı yatırımların yapılmasından, ticaret hacminin artırılmasından elde edeceğimiz faydaları göstermektedir.

2009 yılının ilk yarısında Kazakistanın Türk Dilli ülkelerle ticaret hacmi 1,53 milyar ABD doları olmuştur. Bu ülkeler Kazakistana 1,6 milyar dolar yatırım yapmışlardır.

Kazakistanın 2004-2008 yıllarında bu ülkelere yatırımı 879 milyon dolar. Bu rakamlar ülkelerimiz arasında potansiyellerin tam kullanılmadığına işaret ediliyor.

Azerbaycan ve Kazakistan arasında ilişkiler gelişmektedir. Ülkelerimiz çeşitli uluslararası örgütler çerçevesinde de işbirliği yapıyor. Kazakistan Azerbaycanla tüm alanlarda işbirliğinin geliştirilmesinde önemli adımlar atmaktadır.

Kazakistan 85 binden fazla Azerinin ikinci vatanıdır. Bunların arasında ülkemize büyük hizmetlerde bulunan ve halk arasında saygı kazanan kişiler vardır. Ülkemizde faaliyet gösteren "Gobustan", "Türk", "Vatan", "Haydar", "Dostluk" gibi Azerbaycan toplulukları ve dernekleri milletlerarası ilişkilerin gelişmesine büyük katkılar sağlıyor.

Ekonomik ve demokratik reformları başarıyla tamamlayan Kazakistan istikrarlı ekonomik gelişme yolundadır. Biz bugün ülkemizde Başkanlık yönetim biçiminden Başkanlık ve Parlamenter sisteme geçmeyi değerlendirmekteyiz.

Kazakistan dünyada güvenlik ve istikrarın korunması işine katkılar sağlamaktadır. Bağımsızlığının ilk günlerinden itibaren ülkemiz kimyasal silahsız gelişme yolunu seçerek bölgede güvenliği sağladı. Biz dünya tarihinde ilk olarak nükleer silahtan kendi isteğimizle vazgeçen ülke olarak barışa ve istikrara büyük katkı sağladık.

Bugün 130dan fazla millete ve etnik gruba ev sahipliği yapan Kazakistan Cumhuriyeti etnik ve dini hoşgörüye örnek olarak gösterilmektedir. Ülkemizde Kazakistan Halk Asamblesi sosyal istikrar ve uzlaşma kurumu gibi kurumlar başarıyla faaliyet göstermektedir.

Laik ve dini liderlerin Astanada 3.kez bir araya gelmeleri ülkemizin kültürlerarası diyalogun geliştirilmesine verdiği desteğin bir örneğidir.

Gelecek yıl BDT ve Asya ülkeleri arasında ilk olarak AGİT başkanlığı yapacak Kazakistan bu görevin büyük sorumluluğunu idrak ederek "Avrupa yolu" Devlet Programı hayata geçirmektedir. Programın temel amacı Avrupanın öncü ülkeleri ile stratejik işbirliği seviyesine ulaşmaktır.

Kazakistanın 2011 yılında İKÖ Dönem Başkanlığı yapacak olması ülkemizin İslam dünyasında nüfuzunun daha da artmasına neden olacaktır. Ülkemizin çok taraflı işbirliğini kuvvetlendirmek amacıyla Asyada İşbirliği ve Güvenlik Konferansı toplamak yolundaki çalışmaları da öneme sahiptir. Kurulduğu andan bu yana forum Asya bölgesinde barışın ve güvenliğin korunması ile ilgili olan fikirlerin açık alışverişi merkezine dönüşmüştür.

Sayın Başkan, Sayın mevkidaşlarım.

Bugün parlamento heyetlerimizin bir araya gelmesi çoktan koymuş olduğumuz arzularımızın gerçekleşmesidir. Sizleri bu büyük tarihi olaya şahit olmanız münasebetiyle bir daha tebrik etmek istiyorum.

Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi öncelikle ülkelerimizin yasalarını birbirine eşleştirerek aramızdaki ekonomik ilişkileri daha da genişletecektir. Aynı zamanda, Parlamentolararası işbirliğini geliştirme, siyasi pozisyonları birbirine uyarlama, bilgi alışverişi, kültürleri tanıtma, ekonomik işbirliğini güçlendirme ve diğer konularda büyük fayda sağlayacaktır. Asamble parlamenterlerimiz arasında deneyim aktarımının gerçekleştirilmesine büyük önem vermelidir.

TÜRKPAnın AGİT PA, İKT PA gibi büyük kuruluşların seviyesine ulaşacağına kesin inanıyoruz. Bizim birliğimiz ekonomik gelişmeye, barışa, güvenliğe ve refaha yol açacaktır. Bu işte hepimize başarılar diliyorum.