Tuesday, 31 March 2020, 20:52:37 — Baku (UTC+4)
Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi

TÜRKPA DÖNEM BAŞKANI VE KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ PARLAMENTO MECLİSİ BAŞKANI SAYIN URAL MUHAMMEDCANOV'UN KONUŞMASI

]Genel Kurul’un sayın katılımcıları.

Kökenine ve diline göre bir olan Türkler.

Kazakistan parlamenterlerinin adına, sizi yeni başkentimiz olan-Astanada, misafirperver Kazak toprağında selamlıyorum.

Oktay Əsədov’un yönettiği Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi, Axmatbek Keldibekovun başkanlığındaki Kırgızistan Cumhuriyeti Cogorku Keneşinin, Mehmet Ali Şahinin başkanlığındaki Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi temsilcilerini görmekten dolayı büyük şeref duyuyoruz.

Bizim bu günkü toplantımızın amacı ve önemi özeldir. Bugün dünya topluluğunun eşit üyeleri olan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan Cumhuriyetleri kendi bağımsızlıklarının 20. yıldönümünü kutlayacaklardır. 2011 yılında Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Kazakistan halkına hitaben şöyle bildirdi ki: "Bağımsızlık bizim temel başarımızdır, değerli galibeyetimizdir". Bağımsızlık genç devletin tarihinde yeni dönemin başlamasına sebep verdi. Ve bu istikrarlı ve dinamik gelişme dönemi idi. Bu adı geçen devletlerin her biri için sorunlar ve önemli konular dönemi idi. Kazakistan sorunlarını çözerek, başarı ve büyük başarılar ile XXI yüzyıla dâhil oldu. Biz kendi kişisel yolumuzu bulduk ve bu yol birlik ile savunulan büyük potansiyel ile dünyada iyi tanınmış devlet statüsüne ulaşmaktır.

Bağımsızlığını elde ettiği ilk günden itibaren, ekonominin temellerini oluşturmak devletin temel taktiğine dönüşmüştür, Öyle ki, sadece güçlü ekonomi sosyal standartları artırabilir ve gerçek bağımsızlığı sağlayabilir.

Bununla birlikte, Amaçlarımızı gerçekleştirmek umut ettiğimizden daha zor oldu. Bir yandan Sovyetler Birliğinin ekonomisinin çöküşü ve totaliter ideolojinin miras kalması Kazakistanı yeni ekonomik program uygulamaya mecbur bıraktı. Diğer taraftan ise devlet piyasa ekonomisini yaratmak zorundaydı ve gelişmiş ülkelerin tecrübesine dayanarak kısa süre içinde planlanmış ekonomisini uygulamaya başladı.

Ana sorunlardan biri dünya ekonomi ilişkilerine dâhil katılmaktı. Böylece, biz kendi pazaramızın kapılarını diğer devletlere açtığımız zaman, küresel süreçle karşılaştık. Ve bu süreç kendi avantajları ile birlikte kendi zararlarını de getirdi.

Şu anda biz kararlılıkla bildirebiliriz, çeşitli devletlerin deneyimlerine dayanarak, kendi ekonomik bağımsızlığımızı elde etmeyi başardık. Bağımsızlık yılları içerisinde 122 milyar doğrudan yabancı yatırımcı Kazakistan’a yatırım yapmıştır.

Bu 10 yıl boyunca, dünya toplumu Kazakistanın dinamik gelişiminin tanığı olmuştur. Hatta küresel ekonomik kriz bile bizim kalkınmamıza engel olamadı. Bunun onayı gibi böyle bir olguyu gösterebiliriz ki, 2010 yılında GSYİH 140 milyar doları geçerek % 7 artmıştır, bu ise kişi başına 9000 dolar demektir.

Genç devletimiz gelişmekte olan küçük ve orta yatırımcıları destekler, hâlihazırda 2,5 milyondan fazla insan bu alana dâhil, onların ürettikleri GSYİHnın % 32’ini oluşturmaktadır.

2002 yılından beri, köy alanlarının gelişimine dair devlet planlaması yürütülmektedir. Bu sektör üzere çeşitli projeler yerine getirilmiştir ve tarım sanayi kompleksleri ile ilgili mevzuatın geliştirilmesine ilişkin yasalar kabul edilmiştir.

Bu planlamalara göre, tarım sanayi sektörü yatırımı son 10 yılda 50 kat artmıştır.

Bu süre zarfında tarım sanayi kompleksinde sanayi verimliliği 3,5’dan fazla, tarım ürünlerinin ihracı ise 3 kat artmıştır.

Tüm ekonomik reformların ve altyapı değişikliklerinin temel amacı konut standartlarını güncelleştirmek, Kazakistan nüfusunun sosyal hayatını genişletmekten ibarettir. Son 10 yıl içinde ortalama ücret 5.5 kez, burs ise 6 kat artmıştır. Bu da gösteriyor ki, kriz sırasında maaş ve burslar 3 kat artmıştır.

Sağlık ve eğitim alanları yaşam standartlarının temel avantajı ve oldukça önemli göstergeleri olmuştur.

Son 10 yıl içinde bu alanlara ayrılmış bütçe miktarı 10 kat artmıştır. Bu önlemlere göre, 450 sağlık tesisleri inşa edilmiş, 4000den fazla tıp merkezleri tamiratı onaylanmış ve 750 okul ve eğitim merkezleri açılmıştır.

Şu anda, 25000 den fazla Kazakistan vatandaşı önemli dünya üniversitelerinde eğitim alıyor.

Bunlardan 4000 kişiden fazlası Devlet Bolashak Programı ile okutulmaktadır. Biz aynı zamanda devlet içinde uluslararası düzeyde eğitim almak için uygun imkânlar yaratıyoruz. Uluslararası standartlara cevap veren Nazarbayev Üniversitesi ve Nazarbayev entelektüel okulları buna güzel örnektir.

Kazakistan’da ekonomik başarılar ve siyasi reformları gerçekleştirilmektedir. Gelecek demokratikleşme ve sivil toplumun oluşturulmasına yönelik yeni siyasi program yürütülmektedir.

Bununla ilgili 2007 yılında anayasa değişiklikleri siyasi yeniliğin önemli dönemi gibi kayda alınıyordu. Bu düzeltmeler Parlamentonun rolünü güçlendirdi ve siyasi partilerin topluma etkisini artırdı.

Bağımsızlık dönemi sırasında, Kazakistan nüfusun da büyük değişiklikler yaşandı. Pazar ekonomisinin ilkelerine ve yasa ile hak ve çıkarların korunması Kazak toplumunu geliştiren vasıflara dönüştü.

Değerli dostlar!

Kazakistan tek uluslu toplumlardan biri olarak kendi bağımsızlık döneminde iç istikrarı ve toplumun bütünlüğünü korumak amacındadır. 130dan fazla etnik grup arasında dostluk, barış ve birlik yıldan yıla daha da kuvvetlenmektedir. 820 etno-kültürel topluluklardan oluşan Kazakistan nüfusunun toplantısı etnik iç yatkınlığın esas yaratıcısına çevrilir ve bu alanda elverişli faaliyetler göstermektedir. 2007 yılında yapılan Anayasa yönetmeliğine uygun olarak, Meclis Oturumuna 9 milletvekilinin seçilmesine izin verildi.

Toplumumuzda etnik iç bağlantıları yaratmak için başkanımız tarafından önerilen yapıcı taktiği yerine getirerek, biz çok milletliliği zarar olarak yok avantaj olarak düşünüyoruz. Ekonomi ifadesi Kazakistanın rekabet üstünlüğüne dönüşmüştür. Bununla ilgili olarak Kazak kültürünün değişime açılması manevi uygunluğu elde etmek için bir araca dönüştü.

Sayın Mevkidaşlarım.

Bağımsızlığı elde ettikten sonra, bağımsız dış politikanın oluşturulması ile ilgili sorun devletin yeniden restorasyonu ile ilgili olan soruna ek olarak ortaya çıktı.

Kazakistan Cumhuriyetinin tek bölgesel topluma değil, hem de dünya toplumuna olan yardımı dünya tarafından takdire şayan bulundu. Nükleer denemelerini durdurmak, Kimyasal silah deneme alanlarını kapamak ve dünyada dördüncü derecede ki büyük nükleer santrallerden vazgeçmek için cumhurbaşkanımızın tarihi girişimi tüm dünyanın dikkatini Kazakistana çekti ve devletimiz ile dostluk ve işbirliğinin oluşturulmasının etkinliğini artırmış oldu.

Kazakistan Rusya ile iyi komşuluk ilişkileri, Çin ile sabit ve etkili işbirliği, ABD ve AB üye devletleri ile stratejik ortaklık ve Müslüman dünyası ile yapıcı diyaloga yönlendirilmiş dengeli diplomasiyi destekler.

Diğer devletlerle kendi dostluk ve açık taktiğini geliştirmekle, Kazakistan, devletin gelecekteki gelişimi için mükemmel olanaklar yaratmıştır.

Kazakistanlıların entegrasyona olan girişimleri de ayrıca önemli rol oynar. AGİK (CICA), BDT ve Avrasya Ekonomik Birliği bu taktiğin kanıtları. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün etkisinin de ayrıca büyük. Bu organizasyon çerçevesinde, uluslararası terörizm, aşırı dincilik ve ayrılıkçılık önlemleri için formül geliştirilmiştir.

Kazakistan Cumhuriyeti Başkanının girişimiyle Geleneksel Din ve Dünya Liderleri Kongresi dünya dinleri arasında küresel diyalogun ayrılmaz parçası haline gelmiştir. Güvenlik, din iç ve etnik iç işbirliği sorunlarının çözülmesinde birikimimiz bizim AGİT de ki yerimizi sağlamlaştırdı.

Kazakistan Türkçe Konuşan Ülkeler ve Müslüman Devletler arasın da ilk Başkan devlet seçildi. Cumhurbaşkanımızın girişimi ile 11 yıllık dönemde Astanada yapılan ilk zirve başkanlığın mükemmel sonucuydu. Bu zirvede kabul edilen tarihi yönden önemli Astana Bildirisi Avrupa-Atlantik güvenliği ile birlikte Avrasya güvenliğini de gündeme koyuldu.

OIC’ de bundan sonraki Kazakistan başkanlığı, Doğu ile Batıyı birleştiren altın köprü gibi Kazakistanın misyonunu yerine getirmeyi olumlu etkileyecektir.

Böylece, bugün Kazakistan uluslararası toplum aracılığıyla küresel etki ve tanınmadan yararlanarak, dış politika üzere belli stratejileri olan bağımsız bir devlete dönüştü.

Sayın mevkidaşlarım,

Bu 20 yıllık bağımsızlığımıza kısa bir göz attık ki, kendi tarihi önemi ve gelişimini değerlendiren yüz yıllara bedeldir. Faaliyetlerimizin kanıtı Nursultan Nazarbayevin Cumhurbaşkanı seçilmesinin neticesidir ki, dünya toplumu ile Kazak milletinin tanıma ve gelişme yolunu katkı sağlamıştır. Yaklaşık %90 oranında seçmen seçimlerde yer almış ve onlardan %95i Cumhurbaşkanına oy kullanmıştır. Devletimizin gelecek gelişimini göstererek, Kazakistan nüfusunun bütünlüğü ve aynı zamanda kendi köküne güvenilirliği istikrarın temeli ve Cumhurbaşkanın sabırlılığı ve taktiğidir.

Aziz dostlar,

Kazakistan Cumhurbaşkanının ve Türk dili Konuşan Devletlerin başkanlarının girişimiyle, Türkün tanınması fikri geliştirilmiştir ve yeni içerik ile zenginleştirilmiştir. 2009 yılının Ekim ayında Nahçıvan Zirvesinde Türk dili Konuşan Devletlerin İşbirliği Konseyi kurulmuştur. Konsey, Türkçe konuşan milletlerin büyük potansiyeli ile siyasi ekonomik işbirliğini genişletmek amacındadır. Konseyin faaliyet çerçevesi dâhilinde, devletlerimizin muhterem temsilcilerinden oluşan konseyin bilgeleri faaliyetlerine başlamıştır. Devletlerin parlamenterlerini genel tarih, dil ve din ile birleştiren Türk dili konuşan milletlerin Parlamenterler Asamblesi bu olumlu yönü devam ettiriyor.

1994 yılında kurulan TÜRKSOY’un kültürel ve manevi alanlarda işbirliklerimiğizin gelişmesine yardımı oldukça büyüktür. Bu örgütün yardımı ile Türk milletinin kültürel kaynaklarının, özellikle de tarihi ve kültürel yapıların korunması ve folklor geleneklerinin yeniden düzenlenmesi faaliyetleri etkin bir şekilde yerine getirilmektedir.

Astanada Türkiye akademisinin kurulması tüm Türkçe konuşan devletler için önemli olaydır. Bu akademi sadece eğitim ve kültürel merkez değil, hem de devletlerimizin tarihi araştırma merkezi, Etnografya ve sanatına dönüşmüştür.

Kesinlikle kabul ediyoruz ki, biz genel kültürümüzü ve tarihimizi paylaşmıyoruz, fakat biz bu alanlarda bulunan çıkarlarımızı paylaşıyoruz.

Genel olarak Türkçe Konuşan toplumlar ile Kazakistanın işbirliğinin kendi dış politikasında önemli yer verilmektedir.

Kazakistan-Azerbaycan ilişkilerine gelince, ekonomi, enerji, ulaştırma sektörlerinde ortak projeler hazırlanmaktadır. Bu projeler arasından, Aktau deniz limanı-sınırlı ekonomik arazinin oluşturulması, petrol ve gaz alanında stratejik işbirliği anlaşması ile birlikte Trans-Hazar projesinin müşterek uygulanması memorandumunu gösterebiliriz. Hazar körfezinde komple altyapının oluşturulması amacını güden Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı aracılığıyla petrolün uluslararası piyasalara taşınmasını savunmak konusunda anlaşma büyük önem taşımaktadır. Biz kendi devletlerimiz arasında olan etkin ticaret ve ekonomik işbirliğine göre iftihar ediyoruz. 2009 yılı ile kıyaslandığında 2010 yılında ticaret hacmi 1.5 milyar doları geçmiştir, bu 3,1 kat artmıştır ki, bu da devletlerimiz arasındaki işbirliğinin sonucudur. Azerbaycan Devletinin dahi lideri Haydar Aliyev ve Nursultan Nazarbayev arasında karşılıklı saygıya dayalı alınan önemli kararlar halen devam etmektedir. Geçen yıl Avrasya devlet üniversitesinde Haydar Aliyev adına oda açılmış ve Azerbaycanın milli liderinin abidesi bizim güvenli ilişkilerimize güzel örnektir.

Yüzyıllar boyunca yakın münasebette bulunduğumuz Kırgız milleti ile yoğun komşu ve dostluk devam etmektedir. Tüm sorunlarına birlikte tanık olan ve zorluklara göğüs geren, geçmiş zamanlardan kendi sevinçlerini daima paylaşan bu iki millet hiçbir zaman birbirlerini unutmuyor.

2010 yılında Kırgızistan ile ticaret hacmi % 14 kadar genişledi. Kırgızistanın ekonomik, ulaşım, sanayi, inşaat malzemeleri üretimi alanında, 400den fazla işletmesi Kazakistanın finans desteği altındadır. Kırgızistanın desteklediği 250den fazla işletme Kazakistanda güvence altına alındı. Bu işletmeler ticaret, inşaat, turizm ve ulaşım alanlarını kapsamaktadır.

AGİT Başkan devleti gibi barış ve istikrarı korumak amacıyla Kırgızistanda gerçekleşen seçimler sırasında, Kazakistan Kırgızistanı desteklemiştir ki, bu durum da bu devleti desteklemesine bir örnektir. Kırgızistanın yeni kurulmuş Yüksek Konseyi olan Cogorku Keneşinin Kazakistana ziyareti iki devlet arasında siyasi ve ekonomik ilişkilere yeni bir ivme katacaktır. Eğer yüzyıllara uzanan kültürel ilişkilerimizi değerlendirdiğimizde, açık biçimde görürüz ki, bizim dostluğumuz Toktoğul ile Jambyl, Auezov ile Aymatov arasında olan dostluk gibi gelişmiştir.

Aziz dostlar,

Biz hiçbir zaman unutmayacağız ki, bağımsızlık kazandığımızda yasalarımızı oluştururken 16 Aralık 1991de Türkiye Kazakistanın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmuştur. Bu adım dostluk ve itibara dayalı kalıcı işbirliğimizin temel taşıdır.

Şu anda Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Sovyetler de yaşayan Türk milletlerinin kaderini önceden gören Kemal Atatürkün sözleri aklıma geliyor: "öyle bir zaman gelecek ki Sovyetler dağılacak ve dünyada eşitlik oluşacak. Sovyetler Birliği kanunları altında bizim dili, dini ve kültürü aynı olan kardeşlerimiz vardır. Biz onları savunmaya hazır olmalıyız ".

Bizim bu iki devletimiz 90’dan fazla oldukça geniş hacimli protokolleri imzalamış bulunmaktayız. Bunlardan en önemlisi stratejik işbirliğine dair anlaşma (22 Ekim 2009). Şu anda Türkiye Kazakistanın temel ticaret ve ekonomi partnerlerinden biridir. Geçen yılın sonuçlarına göre, devletler arasında ticaret hacmi 1,3 kat artmıştır. 1993 yılından beri Türkiye ticaretinin Kazakistan ekonomisine doğrudan yatırımları 1.8 milyar ABD $ olarak artmıştır. Kazakistan da sırayla 2004 yılından beri Türkiye ekonomisine yaklaşık 500 milyon dolar yatırım yapmıştır.

Eğitim alanında verimli ilişkilerimizin önümüzdeki örneklerinden biri de Türkmenistanda HA Yassawe uluslararası Kazak-Türkiye üniversitesidir. Her yıl bu üniversite Türk dili Konuşan Devletlerden yüzlerce öğrenci kabul ediliyor. Ayrıca, Türkiye her yıl 125 Kazakistan öğrencisinin kendi üniversitelerinde eğitim alması için destek veriyor.

Türkiye’nin kurucusu olan Kemal Atatürkün Astana da ki abidesi ve Kazakistanın birinci Cumhurbaşkanının Ankaranın merkezindeki abidesi iki devlet arasında olan dostluğun gerçek sübutudur.

Bizim Türkmenistan ve Özbekistan ile olan ticaret, ekonomik ve kültürel ilişkilerimiz süratle gelişmeye devam ediyor. Enerji ve yakıt sektöründe Türkmenistan ile ilişkiler önemli ölçüde derinliğe sahiptir. Ayrıca, Hazar Denizinde yeni deniz yollarının açılması ve yolların yeniden düzenlenmesi ile ilgili sorunlar üzerinde çalışmalara devam edilmektedir.

Ebedi dostluk hakkında 1988 Anlaşması kapsamında, beklendiği gibi Özbekistan ile dost ilişkileri oluşturulmaktadır.

Etkili ticaret ve ekonomik ilişkilerin örnek verilmesi doğru bir durumdur ki, 2009 yılı ile karşılaştırıldığında, ticaret cirosu 3/1 kez artmış ve 1.5 milyar doları geçmiştir.

Muhterem kardeşlerim,

Türk milleti için kendi karşılıklı manevi değerlerini yenilemek ve tüm dünyaya ulaştırmak vakti gelmiştir. Tarihimiz bunu bizim için mümkün kılmaktadır. İmkânlarımızı kullanmak için biz kendi ilişkilerimizi daha da yoğunlaştırmak ve birbirimizi daha yakından tanımak için cesur adımlar atmalıyız.

Bu amaçların elde edilmesi için gereken şartlar, parlamentoların yapısal çerçevesi dâhilinde parlamento içi diplomasinin sadeleştirilmesi lazımdır. Mevzuata önemli uyumun elde edilmesi, yerel yasaların koordinasyonu ve entegrasyon süreçlerinin gelişimi bize büyük imkanlar sağlıyor.

Bununla ilgili bizim yerel yasal sistemlerimizin ilişkilendirilmesinde TÜRKPA potansiyelini vurgulamak istiyorum.

Türk Dili Konuşan Devletlerin Parlamenterler Asamblesi genç bir kurumdur. Hatırlatalım ki, bağımsızlığının yıldönümü bizim toplantımıın önemli amacıdır. Hiçbir şüphe yok ki, TÜRKPA prestijli bir kurumdur ve uluslararası arenada Türk dünyasının konumunu kuvvetlendirmek için büyük bir potansiyele sahiptir. Sonuç itibarı ile size temin ederim ki, Kazakistan Cumhuriyeti TÜRKPA’nın tüm faaliyetlerini, genel amaçlara uygun ve görevlere yönlendirilmiş önerilerini destekleyecek.

İlginiz için teşekkürler!