Use keywords to search!

 
Nur Işıklı Ülke
Data: 24.10.2016 | E-mail | Print |Share with Social network:
Çoğu Türk boyları payını alıp dağılınca
Kazakların elinde otağından başka ne kaldı?

(Mağcan Cumabayev)

«Kazakistan» deyince, kökü Türk olan biri heyecanlanmadan duramaz. Altay’dan Atırau’ya, Alatau’dan Sarı Arka’ya kadar uzanan uçsuz-bucaksız bu topraklara yayılan ülkenin iki omuzunun birinde Doğu, diğerinde ise Batı konuşlanmış durumdadır. Bu ülke olmadan, eski Ari ve Saka Türklerini, Büyük Hun göçünü, Büyük Türk Kağanlığını, Deşti-Kıpçakları ve küreselleşmenin ilk akımı olan Büyük İpek Yolunu gözünün önünde canlandırmak mümkün değildir.

Talas’ın hemen yanıbaşında 751 yılında kurulan Tan İmparatorluğu ile Müslüman askerlerin savaşı, Turan’ın gelecek tarihi ve medeniyetinin temelini teşkil etmiştir. Akabinde, İslam dini bu topraklarda yaygınlaşarak, isimleri birer efsaneye dönüşen görkemli şehirler yine bu topraklarda boy göstermiştir. Bugün ise, Türk tarihini, Otırar ve Sauran şehirleri veya Al-Farabi, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Balasağuni ve diğer büyük düşünürler olmadan göz önüne getirmek dahi imkansızdır.

Dünyanın yarısına hükümdarlık eden ve uzun asırlar boyunca dünya tarihineyön veren Cengizhan seferlerinin başlangıç noktası da yine eski Kazak toprakları olmuştur. Altın Ordu,Selçuklu Emperatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, Büyük Moğol İmparatorluğu vegelişmiş güçlü birçok Türk Devletlerinin yükselme dönemlerini tarihin terazisine koyup tarttığınızda, sanki daha dün olmuş gibi bir izlenim bırakmaktadırlar.

Hızlı esen tarih fırtınalarının merkezinde yer alan Kazakistan’ın ise kendi bağımsızlığına kavuşmasından bu yana çeyrek asır geçmiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılmaya başladığı o devirde, tarih sahnesine Nursultan Nazarbayev çıkarak uçsuz-bucaksız Avrasya’nın iç-içe girmiş siyasi sürecine dahil olmuştur... Bireylerin tarihteki yeri nedir diye sorduğunuzda cevap çoğu zaman tartışmalıdır. Ancak, Avrasya tarihinin son 30 yılını Nazarbayev’sizdüşünmek dahi mümkün değildir...

Çok çeşitli alanlarda ve farklı yelpazelerde dış ilişkilerini geliştirmeye özel önem atfeden Kazakistan, soyuna sahip çıkmış ve aynı soydan gelen Türk milletleriyle ilişkilerini güçlendirmeyi de gözardı etmemiştir. “Yedi asır geçmişini bilmeyen ulus cahildir” diyen bilge Kazak atasözünü aklına iyice yerleştiren genç devlet, tarih sahnesindeki bugünkü yerini anlamak için geçmişteki eksikliklerini tamamlamak gerektiğini idrak etmiştir.

Mevcut Türk İşbirliği kurumları doğrudan Başkan Nazarbayev’in insiyatifiyle kurulmuştur. Türk dili konuşan uluslar arasında işbirliği yapılacak konular çok geniştir.

Örnek vermek gerekirse, 1992 yılında Hoca Ahmet Yesevi Kazak-Türk Üniversitesi kurulmuştur. Söz konusu Üniversite, Türk Devletleri arasında uluslararası denkliğe sahip ilk ve tek eğitim kurumudur.

1993 yılında ise, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TürkSOY) kurularak, Türk dilinde konuşan uluslar ve toplulukların medeni mirası ve başarılarının dünyaya tanıtılmasına ve gelişerek daha da yaygınlaşmasına olumlu katkılarda bulunmuştur.

Son yıllarda, ülkelerimiz arasındaki medeni ve insani ilişkiler kayda değer başarılara imza atmıştır; Türkiye’nin orta ve yüksek lisans eğitimini veren kurumları Kazakistan’da ve başka ülkelerde de açılmış ve ayrıca, ülkeler arası bilgi paylaşım süreci daha da gelişmiştir. Bugün ise, öğrencilerin bir Türk devletinden bir diğerine geçerek eğitim almaları için birçok imkan yaratılmış vaziyettedir.

Türk dilinde konuşan ülkeler arasında çeşitli alanlardaki ilişkilerin kayda değer gelişmelere imza atmasını müteakip, söz konusu başarıların sürdürülebilir hale getirilip ülkeler arasında meydana gelebilecek çeşitli meselelerin çözümlenmesi ve ilişkilerin düzenlenmesi için belli-başlı kurumlara ihtiyaç duyulmuştur. Bu çerçevede, 2008 yılında Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TürkPA), 2009 yılında ise Türk Dilinde Konuşan Ülkelerİşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) kurulmuş ve 2010 yılında Uluslararası Türk Akademisinin temeli Astana kentinde atılmıştır.

TürkPA’nın temel amacı, söz konusu Asamble’ye üye ülkeler arasında gelişmekte olan ilişkilerin hukuki altyapısını hazırlamak, ayrıca çeşitli alanlardaki ilişkilere doğrudan katkı sağlamaktır. Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse, TürkPA, Türk dünyasının Meclissel boyutudur.

Türkiye ve Kazakistan arasındaki kardeşçe ilişkilerin daha da güçlenmesine ülkelerimiz arasındaki ileri seviyedeki karşılıklı saygı ilham vermektedir.

Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak 2015 Nisan ayında Kazakistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyareti kapsamında, Astana’dan sonra Türkistan’ı ziyaret etmiştir. Nursultan Nazarbayev ile Recep Tayyip Erdoğan Türkistan’ı ziyaret ederek atalarımızın ruhuna saygılarını sunmuşlardır. Akabinde, iki ülke liderlerikadim Türkistan kentinde inşa edilen 2000 kişilik yeni caminin açılışına katılmışlardır.

Türkistan’da yaptığı konuşma sırasında Cunhurbaşkanı Erdoğan aşağıdakileri ifade etmiştir: “Kazaklar ve Türkler kardeş halklardır. Bundan 20 yıl önce, yeni devletler kurularak Sovyetler Birliğin’den ayrıldığında birçok ülke bu müslüman ülkelerin geleceğinin karanlık olacağını düşünmüşlerdir. Ancak Kazakistan gibi ülkeler dünyadaki saygın ülkeler arasında kendi yerlerini almışlardır. Ben, bu duruma, kardeş ülke olarak tüm kalbimle seviniyorum. Bizler, Türk Devletleri olarak, durum ne olursa olsun birbirimizin iyiliğini temenni ederek birlik olmak durumundayız”.

Kardeşin kıymeti kara günde anlaşılır. Türkiye’de demokrasi yoluyla seçilen Hükümeti düşürmek isteyen kanlı darbe girişiminden sonra, Başkan Nazarbayev, Türkiyeyi ziyaret eden ilk Devlet Başkanı olmuş ve desteklerini ifade etmiştir. Kazakistan’ın Türkiye ile olan samimi dostluğu ve Türk dilinikonuşan devletler arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için gösterdiği katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nursultan Nazabayev’i Türk dünyasının aksakalı olarak nitelendirmiştir.

Çeyrek asır içerisinde Kazakistan, devlet olarak güçlenmiş, tüm dünayca tanınan bir devlet olmuş ve itibarı dahada yükselmiştir. En önemlisi, ülkesini seven, çağdaş bilim ve ilimle ilgilenen yeni bir nesil yetiştirmiştir. Tüm bunlardan dolayı, Kazakistan’ın geleceğinin parlak olacağına inancım tamdır.

Çok yaşa nur ışıklı ülke!

Haluk İPEK

Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi Milletvekili, Türkiye-Kazakistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, TürkPA Hukuki İşler ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkanı
Other news related to this topic
27.05.2017 Second Humanitarian Sciences Forum
23.05.2017 TurkPA to observe elections to Kazakhstan’s Senate
23.05.2017 Useful meeting with the Minister of Culture of Kazakhstan
22.05.2017 2nd International Symposium titled “Common language of the Turkic world – patterns”
13.05.2017 Baku launches Solidarity Games with glittering opening ceremony


 
TURKPA Chairman-in-Office H.E. Mr. Nurlan Nigmatulin
Press-release
27.05.2017
Archives
Choose from: 
 from 
Activities


Site Mozilla Firefox, Opera and Internet Explorer are supported.
© TURKPA. All rights reserved. Reference and hyperlink required.
Information on the web pages are in use, reserved.
Site developed by TURKPA
Address: S.S.Akhundov 106, microdistr. 7, AZ1116. Binagadi / Baku / Azerbaijan
Phone: +99412 5635835/5635836
Fax:     +99412 5635837
www.turk-pa.org | E-mail: info@turk-pa.org